Görüntülenme: 873

PRİZREN GEZİLECEK YERLER
 

Camileri, hanları ve hamamlarıyla tipik bir Osmanlı şehri; Prizren

Prizren'e ait gördüğüm bir fotoğraf, gezgin ruhumu buraya doğru harekete geçiren ilk sihirli adımdı. Yüksek bir tepeden çekilmiş olan fotoğrafta, Bistrica nehrinin bir kıyısında sıra sıra dizilmiş eski Osmanlı camileri, diğer tarafında iseyeşil dokunun kentle mükemmel bir şekilde bütünleşmesi, akıp giden zaman içerisinde Prizren'i çok iyi anlatıyordu.

Daha fazla beklemeden gidiş-dönüş biletlerimi aldım. İstanbul'dan Priştine'ye THY ve Pegasus'un düzenli seferleri mevcut. Yolculuk yaklaşık 1 saat 45 dk sürüyor. Havaalanında sizi karşılayacak birileri yok ise şehir merkezine ulaşmak için taksi veya nadir geçen otobüsleri kullanabilirsiniz. Havaalanı ile şehir merkezi arası mesafe yarım saat. Otobüs 4 euro, taksi ise 15-20 civarı tutuyor. Priştine'de kalacak olduğum otele yerleştim. Merkeze yakın oluşu çevre gezisi için işimi kolaylaştırdı. Gittiğim yerlerde geziye başlamadan önce her zaman yaptığım birşey vardır. Plan programsız, fotoğraf makinesiz, sadece içlice dolaşmak, havayı solumak, kendini oraya ait hissetmek... O akşam da öyle yaptım. Kuru soğuğun hafifçe yüzüme çarparak içimi titrettiği bir havada sokakları adımlamaya koyuldum. Hiç yabancı değildi etraf. Hani gözünüzü kapatıp oracıkta açsalar Türkiye'deyim diyebilecek kadar iç içe bir atmosfer var. Bunu bozan ise yarı Türkçe, yarı Arnavutça tabelalar. Bazen de güldürüyor tabi. 10 dakikalık bir yürüyüşün ardından İbrahim Rugova meydanına ulaştım. Burası Priştine'nin merkezi ve şehrin kalbinin attığı yer. Caddeye giriş yapılan noktada lüks bir alışveriş merkezi, beş yıldızlı otel ve Kosova Başbakanlık binası birbirlerine komşuluk ediyor. Sağlı sollu restoranlar ve çeşitli dükkanlar arasından ilerleyerek caddeyi sonlandırdım. Birşeyler yemek içmek için tercih edebilirsiniz.



Sabah Prizren'e gitme planım vardı. Otobüs saatlerini öğrendim. Her saat başı otobüsün olması güzeldi. Sabah kahvaltısının ardından taksiye binerek otogara ulaştım. Sadece 3 euro ücret ödedim. Kosova'da taksiler ucuz ve şehir içi ulaşımda değerlendirebilirsiniz. Priştine - Prizren arası yaklaşık 2 saat sürüyor ve otobüs bileti 4 euro. Prizren'in girişinde inerek yola yürüyerek devam ettim. İndiğim yerde adres sorduğum kişinin şakır şakır Türkçe konuşması  tüm gezimin güzel şekillenmesini sağladı. Prizren'de Türkçe konuşanların sayısı oldukça fazla. Prizren'li Bahaddin bey beni hemen bırakmadı. Oturduk güzel bir sohbete daldık. Çay üstüne çay... Kendimi burada yaşayan biri gibi hissettim. Ne de olsa dede-anne toprağım.

Keşif vakti geldi, düştüm yola.. Kendimi bir anda dört yol ağzında köprü üzerinde buldum. Tam bu noktada Bistrica nehri şehri ikiye bölüyor. Tepede Prizren Kalesi, nehir kıyısında eski Prizren evleri, Sinan Paşa Cami ve çevredeki insan sirkülasyonu oracıkta aşık etti beni Prizren'e. Öncelikle kenti kuşbakışı izlemek için kaleye çıkmaya karar verdim. Çarşı içerisinden yürüyerek 20 dk kadar sürüyor. Arabayla da gidilebilir. Yürümeyi tercih ederseniz farklı açılardan kademe kademe Prizren'i izleme şansını yakalarsınız. Kale yolunda ilerlerken görebilecekleriniz arasında eski bir kilise var. Bizans'tan kalan ve Osmanlılar döneminde de kullanılan kalenin genel doku bütünlüğü korunabilmiş. Ziyaretçilerine harika bir manzara sunuyor. Çarşı bölgesine doğru hareket ederek Şadırvan olarak bilinen yere geldim. Prizrenliler için kültürel ve sosyal açıdan önemli olan bu yer turistlerin de ilgisini çekiyor. Tüm restoran ve kafeler bu meydanda konumlanmış. Yerler Osmanlı kaldırımları ile döşeli. Kent gezisi için fayton turu burada başlayıp sonlanıyor. Şadırvan'ın Güneybatı tarafında Prizren Sırp Ortodoks Kilisesi ve birkaç metre sonra Prizren Katolik Kilisesi var. Doğu tarafında yer alan Prizren'in simgesi olmuş Sinan Paşa Cami ise mutlaka görülmesi gereken bir yer. Osmanlı - Türk eserleri arasında önemli bir yere sahip olan Sinan Paşa Cami, 1615 yılında inşa edilmiş. İçerideki resimler ve 19.yy eseri olan barok süslemeleri tek kelimeyle harika ve başka hiçbir camide göremezsiniz. İlginç bir özelliği de Balkanlar'ın en yüksek minareli camisi olması.

Zaman dilimi olarak vakit öğleyi bulmuşken kısa bir molayla birlikte birşeyler yiyerek Prizren'in yemek kültürünü yakından tanımak için iyi bir fırsattı. Edindiğim bilgiler et yemeklerinin meşhur olduğu yöndeydi. Ayrıca köftnin çeşitli türlerinin yapıldığına şahit oldum. Köfte ısmarladım kendime... Yanında salata ve lavaş olarak tanımlayabileceğim bir çeşit ekmek ile birlikte gelen köfteler müthiş lezzetliydi. Kosova'da et fiyatlarının çok düşük olması haliyle menülere de yansıyor. Tıka basa yediğim yemek için sadece 5 euro ödedim.

Balkan Savaşı ile Sırplar'ın kontrolüne giren Prizren, Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra süren savaş sürecinde Birleşmiş Milletler'in yönetimine girmiş. Kosova'nın 2009 yılında bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte ülkenin 2. büyük şehri konumunda olup son yıllarda turistik ziyaretlerin ilgi odağı haline geldi. Prizren'de Osmanlı'dan kalma çok sayıda kültür mirası mevcut.

Prizren'de gezilecek yerler arasında Şadırvan, çarşı, Sinan Paşa Cami, Bayraklı Cami, Saraçhane Cami, Suzi Çelebi Cami, Cuma Cami, Maraş, eski Prizren evleri, Prizren Kalesi, Halveti Tekkesi, Melami Tekkesi, Kadiri Tekkesi, Aziz Yorgos Katedrali, Aile Ortodoks Kilisesi, Kale çıkışındaki kilise ve Mamuşa Köyü'nü listenize ekleyin.

 

Yazı ve Fotoğraflar
Onur Horzum



 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

© Copyright 2016 Gezi Vizyonu | Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz İçerik Kullanılamaz...

Lorem ipsum