Ünlü teknik direktör Ümit Kayıhan ile tatile dair Ünlü teknik direktör Ümit Kayıhan ile tatile dair 23.06.2017 5/5 PUAN | 226 Görüntülenme

Ünlü futbol adamı Ümit Kayıhan, spor ve özel yaşantısı ile seyahat ve tatile dair tüm bilinmeyenleri Gezi Vizyonu.Com'a anlattı. Türk Sineması'nın unutulmaz aktörü Ekrem Bora'nın kızı Sevil Hanım'la olan evlilik macerasını da konu aldığımız keyifli röportajı Alsancak'taki Canteen Cafe'de gerçekleştirdik...

- Futbola nasıl başladınız?
Babam Riyas Kayıhan o dönem İzmir Barosu ve Altınordu Kulübü'nün başkanıydı. Futbolcuların okumadığını bildiği için beni hep uzak tutmaya çalıştı. Ben de İzmir Özel Türk Koleji'nde basketbol oynuyordum. Aynı zamanda da Göztepe Basketbol Takımı deplasmanlı liginde de takıma girmiştim. Genç milli takıma kadar seçildim. Futbol aklımdan çıkmıyordu. Bir süre sonra futbola geçiş yaptım. Çok geçmeden Ümit Milli Futbol Takımı'na seçildim ve Yunanistan ile Atina'da maça çıktım 3-2 galip geldiğimiz maçtabir gol attım. 3- 2 galip geldik. Türkiye'ye döndüm. Baktım eve bir mektup gelmiş, zarfı açtım. Kağıtta Gazi Üniversitesi'nden devamsızlık nedeniyle atıldığım yazıyordu. Yani sevinç ve hüzün bir arada. Orada yüksek öğrenim hayatım sona erdi kendimi tamamıyla futbola verdim.

- Hangi takımlarda forma giydiniz?
İki yıl Göztepe, sekiz yıl Altay, bir yıl Eskişehirspor üç yıl Altınordu ve bir yıl Balıkesirspor'da oynadım. Hatta Göztepe beni Balıkesirspor'a kiralık vermişti. Bir maçta Göztepe'ye gol attım daha sonra beni geri aldılar. 15 yıl aktif futbol hayatım oldu. Gürsel Aksel, Adnan Süvari gibi dev isimlerle çalıştım çok şanslıyım.

- Teknik direktörlüğe geçişiniz?
Futbolu bıraktıktan sonra İngiltere'ye eğitime gittim ve teknik adamlık görevim başladı. Birçok isimle çalıştım. Ersun Yanal yardımcımdı Denizlispor'da. Onu da İngiltere'ye ben gönderdim. Alpay başta olmak üzere birçok futbolcu ve teknik adam yetiştirdim. Ustalık önemli bir şey ve gençlere destek vermek beni mutlu ediyor.

- Gece hayatınız var mıydı?
Vardı elbet ama sınırları bilerek. Birçok sanatçıyla arkadaşlığım vardı. Zeki Müren, Ferdi Özbeğen ve nice sanatçıların sahnesini dinlemeye giderdim.

- Yeşilçam'ın efsane aktörünün kızıyla evlisiniz. Sevil hanımla tanışma hikayeniz?
Benim maçımı izlemeye gelmiş ben de tanıştım. Ekrem Bora'nın kızıydı. Bir süre flört ettik. Ama baba dev bir isim Ekrem Bora. Nasıl tanışacaktım, ne yapacaktım bilmiyordum. Galatasaray'a gol attığım bir maç sonrası Fatih Terim beni aldı. 'Ekrem Bora, Çakıl Gazinosu'nda sahne alıyor. Gel dinlemeye gidelim hem orada seni görmüş olur" dedi. Gittik bir iki şarkıdan sonra Galatasaray'a gol atan futbolcu kim dedi. Kalktım selam verdim.

- Daha sonra?
Orada bir şey diyemedim tabii. Sevil ameliyat olmuştu. Ekrem Bora İzmir'e kızını ziyarete geldi. Bana da stajyer doktor önlüğü giydirdiler. Ekrem Bey'le ilgilendim amacım ona yakın olup durum açıklamaktı. Baya yakınlaştık. Havaalanına kendisini bırakırken, açıldım. Kızınızın sevgilisiyim evlenmek istiyoruz dedim. İlk bozuldu ama sonra anlayışla karşıladı. İki çocuğumuz var ve yıllardır mutluyuz.

- Teknik direktörlük döneminizde ve şuan Lig Tv'de devam eden yorumculuk süresince bir şehre gittiğiniz vakit o kenti gezer misiniz?
Mutlaka geziyorum ve bunu sosyal medyada paylaşıyorum. En son gittiğim Sivas deplasmanı vardı. Sivas'ta daha önce görmediğim bir sürü yerleri görme fırsatı buldum. Halkla bütünleşiyoruz, fotoğraflar çekiliyoruz. Onlar bunu anılarında saklıyorlar. Ben de bunu anılarıma koyuyorum.

- Gezerken önceliğiniz neler?
Önce tarihi eserleri geziyorum. Ayrıca çok eski camiler de oluyor. Onları dış ve iç görünümleriyle gözlemliyorum. Tabi ki en önemlisi gitmeden evvel gezilmesi gereken yerlerle ilgili bir araştırma yapıyorum. Zamanımız dar olduğu için direkt oralara odaklanıyorum.

- Yöresel yemeklerle aranız nasıl?
Her yerin bir yöresel yemeği var. O yemekleri mutlaka tatmak istiyorum. Tabi uçak saatlerimiz çok önemli. Gün içinde oraya varışımız, dönüşümüz bunları çok iyi ayarlamam lazım. Erken gittiğim zaman bunu da araştırıyorum. Teknik direktörlük dönemimde 3 sene Diyarbakır'da yaşadım. Yemeklerini kıyaslama açısından çevre şehirlerdeki çoğu yemeklere de baktım. Çoğu o yörenin yemeklerine eş değer yemekler. Ya isimleri farklı ya da sunum tarzları değişik diye düşünüyorum. Damak tadımda iz bırakanlar arasında Erzurum'da cağ kebabı, Diyarbakır'da meftune, Gaziantep'in kebap ve tatlıları var. Bunun yanında 2 yıl Ç.Rizespor'da çalıştığım için Rize'nin yemeklerini de iyi biliyorum. Hamsiyi büyük bir kap içinde buğulama yapıyorlar. Çorba gibi içiyorsunuz onu, hamsiler içerisinde yüzüyor. Bu da damak tadımda iz bırakan lezzetlerden.

- Bir gezi anınız?
Futbol ve turistik açıdan o kadar çok gezdim ki Avrupa'da gitmediğim yer kalmadı. Ama beni en çok etkileyen bir gezi anım şu oldu. İsveç'e gitmiştim. Saat gece 23:30 ve hava hala aydınlıktı. Bir türlü uyuyamadım. Yüz üstü başımdan yorganı çekip öyle uyumaya çalıştım yine olmadı. Bunu resepsiyona söylediğimde, neden siyah perdenizi indirmeniz dediler. O ne dedim.. Resepsiyondan gelip gösterdiler. Düğmeye basıyorsunuz bütün camlar siyah bir perdeyle kapanarak aniden gece oluyor odanızın içi. İskandinav ülkelerinde 6 ay gece 6 ay gündüz olduğu için hava kararmıyor. Tebessümle hatırlayabildiğim güzel anılarımdan bir tanesiydi. Demek ki öğrenmenin yaşı yokmuş. Bu gezi de bunu öğrendim.

- İş seyahati dışında tatile çıkıyor musunuz?
Kesinlikle çıkarım. Akdeniz ülkelerini seviyorum. İtalya'ya çok sık giderim. Aşağı yukarı bütün İtalya'yı gördüm. Yunanistan ve İspanya'yı da tercih ediyorum. Zaman zaman yurt dışında maçlar oluyor. Anderlecht - G.Saray maçında yorumcuydum. Belçika'da bulundum. İsviçre'deki Avrupa Şampiyonası'nda ise 21 gün kaldım. Futbolculuk hayatımda bütün Bulgaristan'ı gezdim. Hollanda, Romanya, Sırbistan, İsveç, Norveç, Finlandiya hep buraları gördüm. Fakat tatil için ilk tercihim kesinlikle Akdeniz ülkeleri.

- Konaklama tercihiniz?
Eğer ailemle gidiyorsam en iyi otelleri seçerim. Fakat yalnız gidersem az uyuduğumdan dolayı 3 yıldızlı otelleri tercih ediyorum.

- Fotoğraf çekiyor musunuz?
Her gittiğim yerde mutlaka fotoğraf çekerim. Bu benim hobim. Sosyal medyada yayınlıyorum. Gittiğim yerlerde enteresan manzaralarla da karşılaşıyorum. Bazen gün doğumu, bazen batışı, bazen bir trafik kazası, bazen de bir alışveriş merkezinde farklı bir güzellik.. Ama en ilginç fotoğrafım şu oldu. İtalya'da maça gitmiştim. Juventus - Tottenham ile oynuyordu. Tottenham taraftarları uçağa binerken olay çıkardı. Sebep şuydu; İngiliz taraftardan biri xray cihazından geçerken devamlı ötüyor. Adam alkollü ve sonunda soydular. O kadar kızdı ki kendisini xray cihazının içine attı. Beni buradan geçirin dedi ve bütün Tottenham taraftarları kendi marşlarını söylemeye başladı. Güzel bir anıydı. Bunu fotoğraflamıştım.
 

- En son gittiğiniz yer?
Belçika / Brüksel


- En son ziyaret ettiğiniz müze?
Roma / Colosseum


Ümit Kayıhan'ın Favori 5'i?
* Çeşme (Hava, deniz)
* Rize (Doğal güzellik Ayder Yaylası ve çevresi)
* Madrid (Sportif açıdan muhteşem bir arena Barnebau Stadı)
* Roma (Tarihi bir ortam)
* Milano (Alışveriş için)



Röpörtaj
Onur Horzum



 

 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

© Copyright 2016 Gezi Vizyonu | Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz İçerik Kullanılamaz...

Lorem ipsum