Cover Photo

Paprikalar Diyarı Budapeşte


Budapeşte'de sokak aralarındaki mekanlardan birine uğradık. Sıcak şarap ve kokoreçe benzeyen ve mangalda pişirilen tatlılarından tattık.

Paprikalar Diyarı Budapeşte

Yazar: Serdar Karadadaş Yazar Puanı: 15 Yorum Sayısı: 2 Görüntülenme:
01.01.2018 0 Beğeni

Paprikalar Diyarı Budapeşte

Budapeşte bildiğiniz gibi Macaristan'ın başkenti. Ortasından geçen Tuna Nehri, Buda ile Peşte'yi birbirinden  ayırıyor. Macarlar, Orta Asya'dan gelen bir topluluk. Göçebe bir kavim olarak gelip Avrupa'da kendilerine bir vatan edinebilmek için Avrupa'ya ayak uydurup Hristiyanlığı benimsedikleri ve bu şekilde yerleşik hayata geçtikleri rivayet ediliyor. Avrupa Hunları'nın devamı oldukları düşünüldüğünden bütün dünya onlara "HUNgary" demekte ama onlar kendilerine "Magyar" yani "Macar" demekte ısrarlılar.





Macaristan toprakları tarih boyunca farklı devletlerin yönetimine girmiş. Bunlardan en önemlisi de Avusturya. Uzun dönem Avusturya - Macaristan devleti olarak bilinen bu ülkede Habsburg'ların izi çok derin. Şuan Budapeşte'de gördüğümüz tüm tarihi binaların hemen hemen hepsi Habsburglar'ın eseri.

Macaristan'ın bir bölümü Kanuni Sultan Süleyman zamanındaMohaç Meydan Savaşı ile Osmanlı topraklarına katılmış. 150 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan Macaristan, Karlofça anlaşması ile Osmanlı'dan ayrılmış. Budapeşte'de Osmanlı'dan kalan bir iz olmasa da termal su zengini bu ülkeye hamam kültürünün Osmanlı'dan geçtiği söyleniyor. Sadece hamamlar değil, Macaristan mutfağının vazgeçilmez malzemesi "toz biber" de Osmanlı'nın mirası olmalı. Her yerde "paprika" adı altında kırmızı biber ve toz biber satıldığını göreceksiniz. Osmanlı'dan öğrenilen bir diğer gelenek de kahve. Hem Macaristan'a hem de Viyana'ya kahve kültürünü öğreten Osmanlılar olarak biliniyor.

Avrupa Birliği'nde olmalarına rağmen para birimleri değişmemiş. Hungarian Frointi yani HUF. Yanınızda euro götürüp Froint'e çevirtebilirsiniz. Sadece euro ile idare edemezsiniz. Paralarının sıfırları bol. Neyse ki Froin'i Türk Lirası'na çevirmek kolay. Macar fiyatını 300'e bölerek Euro karşılığını buluyorsunuz. 1 Euro bugünlerde (Kasım 2017) yaklaşık 5 Tl. Bir bira 600 HUF ise 2 Euro yapıyor. Yani kabaca 10 Tl. Gulaş çorbası 1200 Huf, yani 4 Euro ve 20 Tl'ye tekabül ediyor. Alışveriş yaparken dikkat, en kolay kazıklayabildikleri yöntem sıfır eklemekmiş.

Güvenlik açısından Budapeşte, birçok Avrupa başkenti gibi elinizi kolunuzu sallayıp rahatça gezebileceğiniz bir yer değilmiş. Yan kesecilere dikkat etmek gerekmiş.





Sadede gelirsek, çok uzun zamandır gezi planlarımızda yer alan ve çok görmeyi arzu ettiğimiz bir kentti Budapeşte. Her zaman kendi turumuzu kendimiz planlamayı ve tüm detayları gitmeden bizzat kendimiz hesaplamayı tercih ettiğimizden yine gitmeden iki ay önce eşimle çalışmaya başladık. Eşim, yurt dışı gezilerin planlanmasında muhteşemdir. Bir ay öncesinde kalacağımız yeri, uçak biletlerimizi satın almıştık. Gideceğimiz turları ve yemek yiyeceğimiz mekanları hemen hemen belirlemiştik. İki çift yani dört arkadaş birlikte, Peşte yakasında 6.bölgede, çok hoş bir meydanda bulunan Liszt Ferenc heykelinin işaret ettiği, 3 Liszt Ferenc tér adresindeki yenilenmiş bir binada bulunan, çok güzel bir apartman dairesini 4 geceliğine Airbnb aracılığı ile kiraladık. Dairenin kendisi kadar yeri de planladığımız gezi için çok uygundu. İlk gün ev sahibimizin ayarladığı araçla havaalanından şehre gelip eve yerleştiğimizde öğle saatleriydi. Bu transfere 25 euro ödedik. Evimiz sarı hattaki Oktogon metro durağına çok yakın olduğundan bir aktarma yaparak mavi hattaki Kalvin tér metro durağına yakın Central Market Hall adında tarihi alışveriş merkezine gittik. Metro biletleri 10'luk blok olarak alınırsa tanesi 300 froint yani 1 euro. Yeşil köprünün Peşte ayağına çok yakın olan bu kapalı pazar yerinin üst katındaki tarihi restoranda çok güzel bir yemek yiyip Macar mutfağının yiyecek ve içeceklerini tattıktan sonra alt katta kaldığımız ev için bir alışveriş yaptık ve bu pazar yerinden ayrıldık. Yeşil köprüden Tuna ve şehir fotoğrafları çektik. Kaldığımız yere dönüş yolunda antikacı dükkanlarını ziyaret ettik. Dönüşte deneme için taksi kullanmaya karar verdik. Gelirken metroya 4 euro ödediğimiz yol için 24 euro ödedik. Taksiye zorda olmazsanız binmeyin smiley

Evimize ulaşıp biraz dinlendikten sonra kaldığımız yere çok yakın ve eski bir saray olan otelin giriş katındaki New York Cafe'ye yürüdük. Muhteşem yiyecek ve içeceklerin bulunduğu bu cafe patisserie de çok güzel 1-2 saat geçirip fotoğraflar çektikten sonra tekrar kısa bir yürüyüşle Yahudi mahallesine ve daha sonra da salaş ama çok hoş bir mekanlar dizisi olan Ruin Bars'a (harabe barlar) ulaştık. Eve döndüğümüzde saat gece yarısını çoktan geçmişti.

Ertesi gün şehrin tarihi çıdan görülmeye değer 30'a yakın bölgesini tur alarak gezmek yerine Hop on Hop off denilen ve tüm tarihi bölgelerde durakları olan, indi bindili turistik otobüslerle gezmeye karar verdik. Tümüne yakınını 2 günde gezmeyi planladığımız için 48 saat geçerli biletlerden kişi başı 24 euro karşılığı birer tane aldık. İlk gün köprüleri, kale bölgesini, balıkçı burcunu gezdik. Kale ve balıkçı burcu bölgesine yol inşaatı nedeniyle otobüs ulaşımı olmadığından teleferik veya küçük moto guzzilerin çektiği vagonlara benzer vasıtalarla çıkılıyor. Biz ikincisini tercih ettik. Kişi başı 7'şer euro da bu araçlara ödeniyor. Akşam hava kararınca hop on hop off otobüs şirketinin bilet ücretine dahil tekne gezisi ile 1 saat boyunca Tuna'yı gezdik ve fotoğraf çektik. Kale bölgesi, ertesi gün gideceğimiz parlemento binası ışıklı haliyle çok muhteşemdi. İkinci günün akşamı kaldığımız evin karşı köşesindeki Menza Restoran'a gidip yine geleneksel Macar mutfağından örnekler içeren bir yemek yedik. Çok güzel şaraplar içtik. Gulaş çorbası ve ördek yemekleri çok güzeldi.

Üçüncü gün yine hop on hop off otobüsleriyle parlemento binası, Tuna kıyısı (demir ayakkabılar mutlaka görülmeli) ile diğer tarihi ve turistik noktaları gezdik. O gün parlemento bölgesinde Budapest Bistro'da geç bir öğle yemeği yediğimiz ve yorulduğumuz için akşam yemeğini evde peynir şarapla geçiştirdik. Dördüncü ve son günümüzde Estergon, Vişegrad ve Szentendre üçlü gezisini yapmaya ama yine tur almadan yapmaya karar verdik. Budapeşte Tur'da Türkçe iletişim kurabildiğimiz Cem bey bize şöförlü bir araç kiraladı. Önce 70 km mesafedeki Estergon Kalesi ve Bazilikasına gittik. Kaleden çok fazla birşey kalmamış olmasına karşın Avrupa'daki en büyük Bazilika olduğu söylenen kiliseyi ve kale kalıntılarını gezdik. Şöförümüz bizi Slovakya tarafına geçirdi, Tuna kıyısında çok güzel Estergon görüntüleri yakaladık. Vişegrad küçük bir kasaba kalesi, çok güzel bir manzaraya hakim. Orayı gezdikten sonra Szentendre'ye geçtik. Çok hoş ve tarihi bir yerleşim bölgesi. Hediyelik alışverişleri yaptık, sonra yerel restoranların en iyisi Restaurant Aranysarkany Vendeglo'da yemek yedik. Çorbalar ve kaz yemekleri muhteşemdi. Akşam Budapeşte'ye döndüğümüzde sokak aralarında sabit pazarlar şeklinde kurulu mekanlardan birine uğradık. Sıcak şarap ve kokoreçe benzeyen ve mangalda pişirilen yerel tatlılarından (kurtos kalacs) tattık. Sonra bir Longos restoranında pişilerinden yedik, çok lezzetli bulduk. Pişi deyip geçmeyin, hamuru muhteşem kızarmıştı. Üzerine de istediğiniz tür malzemeyi koyuyorlardı. Reçel veya nutella ile tatlıları, peynirli, salamlı vb malzemelerle pizza benzeri tuzluları mevcut. Akşam turumuzun sonunda gezimizi değerlendirmeye oturduğumuzda hepimiz çok memnunduk. Beşinci günün sabahında yine ev sahibimizin bulduğu araçla havaalanına transferimizi gerçekleştirdik. Kahavaltımızı havaalanında yaparak dönüş yoluna çıktık. Kahvaltı anlayışları Türk tipi kahvaltıya hiç uymadığından orada kaldığımız sürede evde olmamızın avantajını kullanarak sabahları marketlerden aldığımız malzemelerle mükellef kahvaltılar yaptık...  



Yazı ve Fotoğraflar
Serdar Karadadaş

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? Bu yazara puan Verin

Avatar 1
Işıl ergun 08.01.2018 20:03:00

Teşekkür ederim, güzel anlatmissiniz çok faydalandim ...

Avatar 1
Ahmet Bülent Tekin 03.01.2018 23:53:28

Çok güzel anlatmışsınız dolu dolu geçen geziyi okuyucuya çok iyi aktarmamışsınız teşekkürler

© Copyright 2016 Gezi Vizyonu | Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz İçerik Kullanılamaz...

Lorem ipsum